Etiket arşivi: japonya

soroban

SOROBAN Nasıl Kullanılır?

Biz insanlar, tarihimiz boyunca sayısal işlemler yapma ihtiyacı duyduk.
Bunun için önce bedenimizin yaratılış özelliklerinden yararlanmaya çalıştık.
Nasıl mı? Örneğin, ellerimizle saydık.
Daha sonra ise çeşitli araçlar icat ederek bu ihtiyacımızı giderme çabası içinde olduk.
Bedenimizin ve araçların özelliklerinin yetersiz kalmaya başladığı zamanlarda ise bilim ve teknik gelişimlerden faydalandık.
Nasıl mı? Günümüzde olduğu gibi – bilgisayar – icat ettik.
Bilgisayarlarla insani yeteneklerimizi zorlayan karmaşık ve çok boyutlu sayısal işlemlerimizi yapabiliriz.
SOROBAN, özelliklerinden yararlanmaya çalıştığımız araçlar sınıfındandır.
Basit bir şekilde yapılabilir.
Sadece ağaç kullanarak bile bir SOROBAN yapabiliriz.
SOROBAN, bir çeşit abaküstür.
Abaküs adı, ülkemizde SOROBAN’ın adından daha yaygındır.
Çünkü ülkemizde abaküs eğitimi ile ilköğretim çağında karşılaşabiliriz.
Abaküs kelimesi antik çağlarda Greek-Yunan kültürünün mirasıdır.
Anlamı, yuvarlak tahta olarak çevrilebilir. (Antik çağ Greek-Yunan dilini bilen kişiler tarafından incelenmesi çok yararlı olacaktır. Aynı zamanda matematik tarihi açısından da yararlı olacağını düşünebiliriz.)
Abaküs hakkında ilk yazılı kayıtlar İ.S ilk bin yılda tespit edilebilmektedir.
Çin uygarlığında adı, SUANPAN’dır. Rusya’da STSCHOTY olmaktadır. Japonya’da ise SOROBAN’dır.

SOROBAN’ın nasıl kullanılacağı, ODTÜ Matematik Bölümü Öğrencisi Buket CAN tarafından yazılan “Boncuklarla Hesap Yapmak” isimli (Ekte) yazıda Türkçe olarak kolay okunur ve anlaşılır bir şekilde anlatılmıştır.

Ayrıca matematik, mantık, bilgisayar konularını ayrıntılı bir şekilde anlatan bir başka (Ek) daha önermek istiyorum. TOBB – ETÜ Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ali YAZICI tarafından oluşturulan, “Matematik ve Bilişim” başlıklı sunuma (ppt dosyası) dikkatinizi çekmek istedim.

Kaynakların, konumuzun anlaşılması için yararlı olacağını düşünüyorum…
Emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkürler…

Yararlanılan Kaynaklar;

  1. Matematik ve Bilişim, Prof. Dr. Ali YAZICI, TOBB – ETÜ, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, ppt sunum
  2. Boncuklarla Hesap Yapmak, Buket CAN, ODTÜ Matematik Bölümü Öğrencisi
soroban

Japonların Eğitim Kültürüne Özgü Abaküs; Soroban

Sizlere Japonya’da kullanılan bir eğitim aracını, SOROBAN’ı anlatmak istiyorum. Dünya ülkelerinde yayılmaya devam etmektedir. Meğer benim ilkokul yıllarımda başımın belası olan abaküs ailesinin bir ferdi imiş. Evet, gerçekten abaküs kullanmak benim için işkence gibi bir şeydi. Fakat yıllar sonra matematiği sevmeye başladığım için şimdi SOROBAN’ı tavsiye edebileceğime kendimi inandırdım.

Anneler, babalar çocuklarınızın eğitiminde SOROBAN’ı gündeminize almanızı tavsiye ediyorum. Bir an önce araştırmaya başlamalısınız. Çocuklarınız SOROBAN ile tanışsın ve faydasını ömür boyu yaşasınlar…

  • Soroban, bir eğitim aracıdır.
  • Çocukların özellikle 5-6’lı yaşlarından 10-11 yaşlarına kadar matematiksel dört işlem eğitiminde kullanılmaktadır.
  • Bir çeşit “Abaküs”tür.
  • Çubuklara dizili tahta boncuklardan yapılmış ve bir kutu gibi çevrelenmiştir.
  • Soroban eğitimi almış çocuklar toplama, çarpma, çıkarma ve bölme işlemlerinin doğru ve hızlı bir şekilde yapabilmektedir.
  • Çok haneli işlemleri dahi kısa sürede yapabilmektedirler.
  • Çocuklar sorobanı kullanmayı öğrendikten sonra sorobansız da işlemleri hayali olarak yapabilmektedir.
  • Hafıza geliştirmek için kullanılabilir.
  • Soroban kullanmayı öğrenmiş kişiler, eğitim hayatları boyunca ve günlük hayatlarının hesaplama gerektiren anlarında yetenekli bir uzman gibi başarılı olabilmektedir.


Anneler, babalar ne dersiniz henüz geç değil, değil mi?
SOROBAN eğitimi nerede, nasıl siz daha iyi bilirsiniz fakat bence
HEMEN ŞİMDİ!

Şu kaynaklardan da yararlanabilirsiniz;
http://www.tertisco-alexandru.com/abacus_project.html
http://www.tertisco-alexandru.com/abacus_test.htm

japon_yapmis_onur_ataoglu_cinar_yayinlari

Japon Yapmış…

JAPON YAPMIŞ

Bugün size bir kitaptan bahsetmek istiyorum…

Kitap Adı: Japon Yapmış

Yazar Adı: Onur ATAOĞLU

Yayınevi: Çınar Yayınları

1.Baskı: Ekim 2010

ISBN: 978-975-348-236-3

Kitaptan Alıntı 1;

Yazar Hakkında Bilgi

Onur ATAOĞLU, 1970 yılında Ankara’da dünyaya geldi. 1992 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünden Lisans, 1996 yılında aynı bölümden yüksek lisans diploması aldı.

1993 Martından bu yana TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında (Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünde) görev yapıyor…blog sayfasında (onurataoglu.blogspot.com) yazılarını paylaşıma açıyor.

2002 Kasım ayında Tokyo Büyükelçiliği Ekonomi Müşavirliğine tayin edildi. Tokyo’daki görevini 2006 Haziranına kadar sürdürdü. Bu 3,5 yıllık süre içinde Japonya’nın büyük bölümünü dolaştı. Japonya hakkında birçok kitap okudu, değişik Japon yemeklerini denedi, çeşitli konser, sergi, sanat etkinliklerini izledi, Japon arkadaşları ile gezilere çıktı, uzun süren sohbetlerde bulundu. Bütün bu tecrübelerden süzülen gözlemlerini kısa notlar alarak biriktirdi ve Türkiye’ye döndükten sonra derleyerek kitap haline getirdi…

Japonya hakkında çok faydalı ve güncel bilgiler elde ettiğim bu kitabı severek, beğenerek okudum. Emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Yazarın ve Yayınevinin yüksek müsaadelerini talep ederek size kitabın içinden birkaç küçük paragrafı aktarmak ve beğenilerinize sunmak istiyorum…

Ulaştırma sektöründe çalışan bir kişi olarak özellikle dikkatimi çeken ilk pasaj, sayfa 100’de Aşırı İstihdam Diyarı bölümünde anlatılan günlük trafik konusunda…

Kitaptan Alıntı 2;

…Japonya’ya geldiğim ilk günlerde Maliye Bakanlığının konukevinde bir kokteyle katıldım.Konukevi dört katlı, orta büyüklükte bir bina. Caddeden otoparka girerken iki görevli aracımı yönlendirdi. Otoparkta nereye park edeceğimi başka bir görevli gösterdi. İki görevli, kapıda bana hoş geldin diyerek içeriye buyur etti. İçeride bir kadın görevli beni asansörlere götürdü. Asansörlerin önündeki bir diğer kadın ne için geldiğimi sordu, söyledim, 3. kata çıkmamı rica etti. 3. katta asansörden iner inmez bir görevli bana koridorun ucundaki salonu (4 metre ilerisini!) işaret etti. Salonun girişinde iki kadın görevli, listede adımı kontrol edip beni içeri aldı.

Benzer bir durum kokteyl sonunda da yaşandı, benim arabayla sağ salim otoparktan çıkışıma kadar attığım her adım yönlendirildi…

Bu durum belki aşırı istihdam fakat sosyal yapıda sağladığı düzenlilik benim dikkatimi çekti. En son yaşanan depremden sonra da Japon toplumu, sosyal yapısındaki bu düzenlilik ile bütün dünyanın dikkatini çekmiş idi.  Ajanslarda yer alan fotoğraflarda, o zor şartlarda dahi kuyrukta sırasını bekleyen, kapışmayan/itişmeyen genç/yaşlı birçok insanın görüntüleri olağanüstüydü.

Aynı sayfanın son paragrafından devam edelim;

Kitaptan Alıntı 3;

… Çıktım yola arabayla, hava kararmış. Az ileride yol tamiratı var. Tamirat dediğim, banyonuzdaki bir karo seramik kadar büyüklükte yama yapıyorlar. İki yüz metre önceden ışıklı uyarı tabelaları başlıyor; ama ışıklar bir Boeing Jumbo jeti havaalanı pistine indirebilecek güç ve ebatta. Olay mahalline yaklaştıkça fosforlu koniler, çitler ve dahi güvenlik ekipmanları sıklaşıyor. Biraz daha yaklaşınca, ellerindeki ışıklı sopaları kolları koparcasına sallayan, canhıraş mimiklerle sizi yama çalışması hakkında uyaran, fosforlu kıyafetler giymiş birkaç elemana rastlıyorsunuz.

Manzarayı bünyeniz kaldırmıyor. Geldiğiniz ülkede yolun ortasına olimpik havuz ölçülerinde çukur kazılmasına rağmen bu altyapı çalışmalarından hiçbir şekilde haberdar edilmiyorsunuz ve bizzat düşerek öğreniyorsunuz. Şu anda ise, 30X30 santim ebatlarındaki yama mahallinden altı güvenlik elemanının refakatiyle geçmektesiniz…

Yazarımızın ülkemiz hakkındaki gözlemlerini sanırım hepimiz onaylarız. Yazarımız bunu esprili dille ifade ederek bizi bize anlatmayı başarıyor. Genellikle trafik ortamında bu hazırlıkların ve uygulamaların öncelikle maliyet arttırıcı olduğunu düşünme eğilimindeyizdir. Fakat trafik ortamında bu profesyonel müdahaleleri gerçekleştiremediğimiz zaman meydana gelen zararın faturasını can ve mal kayıplarımızla daha yüksek bir bedelden ödediğimizi bir gün umarım anlarız.

Başka bir trafik uygulamasının anlatıldığı (yaya trafiği) Sayfa 101’den devam edelim;

Kitaptan Alıntı 4;

…Trafikte ışıklı sopa sallamak Japonya’nın en fazla istihdam sağlayan işkolu. Zaten Japonlar rahatsız bir millet; illa ki bir yolda tamirat işine girişecekler veya yol kenarında trafiği tehlikeye sokabilecek (!) bir inşaat işi olacak. Hal böyle iken, ortalama bir günde, ortalama bir yolda, kilometre başına dört beş eli sopalı elemanla karşılaşacaksınız.

Ertesi gün işe yürürken kaldırımda yeni bir faaliyete denk geldim. Elçiliğin yakınındaki bir arsada inşaat başlamış ve bir hazır beton kamyonundan inşaat alanına yere döşenmiş boruyla çimento akıtılmakta. Boru kaldırımı enine kesiyor ve çapı en çok dört beş santimetre. Yani yapmanız gereken, adımınızı atarken ayağınızı en azından beş santimetre kaldırmak.

Ama Japon yapmış; ne yapmış, borunun üstünden geçebileceğiniz tahtadan mini bir köprü yapmış! Köprünün de her iki yanında birer görevli, ellerinde yine sopalarla, her gelen geçen yayaya sabırla boruya takılmadan köprüden geçmelerini işaret ediyor. Çakı gibi üniformalı iki köprü görevlisini görünce tırsıp durakladım; bizler ki Deli Dumrulların diyarından geliyoruz, ilk aklımıza gelen köprü başında halledilmek… Ama baktım ki koskoca iki görevlinin tek misyonu insanları beş santimlik borudan atlatmak, ben de onların refakatinde köprüden geçtim…

Esprili üslubunu kitap içine serpiştiren yazar, böylece okuyucunun dikkatini uyanık tutmayı başarıyor. Japonya hakkında günlük gözlemlerini ve yaşadıklarını bizimle paylaşan yazarı, bu başarılı çalışması için kutlayalım ve kitabı henüz fark etmeyen okuyuculara da tavsiye edelim.

Çağdaş trafik uygulamalarını gerçekleştirmeyi başarmış ülkelerden örnek alalım demeye bilmem gerek var mı? Umarım bir gün bizim ülkemiz de diğer ülkelere örnek olacak çalışmaların gerçekleştirildiği bir ülke olur.

Hoşça kalın…

Yazar: ALTAR

altar_japonca

Japonca Öğrenmek…

Japon Dili, sadece yabancılar için değil Japonlar için dahi son derece yoğun bir eğitim-öğretim emeği isteyen bir dil gibi…

Harfleri, hece gibi ve görsel olarak diğer dünya dillerine göre dikkat çekici özelliklere sahip gibi…
Japonlar, Türkçe bazı harfleri yazarken ve telaffuz ederken çok zorlanabiliyorlar.
Çünkü harfleri arasında bulunmuyor. L harfi gibi…
Şimdiki zaman ile Gelecek zaman bir Japon için hemen hemen aynı anlama sahip gibi…
Geçmiş zaman ayrı fakat Şimdiki zaman ile Gelecek zaman bir arada kullanılabilmektedir.
Sayı kültürleri de bizlere göre farklı. Örneğin: 100.000 sayısını söylerken. 100 tane 1000 demiyorlar da 10 tane 10.000 diyorlar.
Bu bilgiler, benim başlangıçta edindiğim bilgiler.
Zaman ilerledikçe yeni Japon Dili özelliklerini paylaşmak dileğiyle…
Yazar: ALTAR